
“Zafer burçlarında görmeyi beklerken;
zindanlarda sararan bir neslin hazanı”
–
Ufuk çizgisinde Kıble’yi bulan,
Besmeleli sevdâlarda durulan,
Hem Yavuz kesilip hem Yunus olan,
Alperenim yıllar geçti gelmedin;
Kardelenler çiçek açtı gelmedin.
–
Takvimde yapraklar tükendi bir bir,
Zaman ihtiyarlar, mevsimler eskir,
Umut; beklemeye can veren iksir
Ebâbiller kondu göçtü gelmedin;
Kardelenler çiçek açtı gelmedin.
–
Darbelerden darbe yedim; kin gördüm,
Soygun gördüm, zulüm gördüm, kan gördüm,
Bir “On İki Eylül” bir hazan gördüm;
Vatanı çok sevmek suçtu (!) gelmedin;
Kardelenler çiçek açtı, gelmedin.
–
Hedefe varırken,“Sen dur!” dediler,
“İşte Taş Medrese, buyur!” dediler,
Zulmü getirdiler,“Huzur!” dediler…
Şahmaranlar zehir saçtı gelmedin;
Kardelenler çiçek açtı gelmedin.
–
Kendimin kendime isyânıydı bu,
Aldığım darbenin bir yanıydı bu,
Bir yaprak dökümü zamanıydı bu,
Gök ekini süngü biçti gelmedin;
Kardelenler çiçek açtı gelmedin.
–
Gecelerin seherine diz çöktüm,
Narçiçeği şafaklarda ter döktüm,
Gelir diye yollarına çok baktım,
Eylül’ün de hükmü geçti gelmedin;
Kardelenler çiçek açtı gelmedin.
–
Güneş’te üşüdüm, gölgede yandım,
Çile tezgâhında kirden aklandım,
Bir kaç damla gözyaşında saklandım,
Umutlarım bir bir uçtu gelmedin
Kardelenler çiçek açtı gelmedin.
–
Efkârım artar da ağlarım bâzan,
Mihrican vurgunu Eylül’de vatan,
Sehpâya giderken,
“O Dokuz Fidan”,
Zaman, karanlığı seçti gelmedin;
Kardelenler çiçek açtı gelmedin.
*
12 Eylül 1984
Dr. Mehmet GÜNEŞ