


Afşin İlçesini tanımak için bu şehrin kültürel yapısını, geçmişini, geleceğe ne tür adımlar atılacağını bilmemiz lazımdır.
Afşin İlçesi Havari Yuhannes’ten bu yana sürekli önde bulunmuş, önde gitmiş, çağlara, dönemlere varoluşsal yapısı ile hizmette amade olmuş bir şehirdir. Tabii ki, Havari Yuhannes’ le iş bitmemiş daha önceki Dekyanus devir ve dönemlerine bakacak olursak, Afşin’in izaha, anlatılmaya, araştırmaya muhtaç bir tarihi, kültürel yönü bulunmaktadır.
Afşin’in bir tarihi kalesi bulunmaktadır. Şu anda atıl, ilgisiz bir alan durumunda ise de, şehrin ana yapısını keşfetmek için Kalesinin en eski kültür yapısını, ne şekil oluştuğunu bilmemiz zorunludur. Bu kalenin yapılışı, kimler ihdas etmiştir, kimler burada yaşamıştır bilinmesi, tanınması zaruri olan bir toprak yığınıdır. Kalenin meydana getirilişi, ne tür amaçla olmuştur, bunu bilmek, anlamak bilgi sahibi olmak boynumuzun borcu olmalıdır.
Afşin İlçesi ,Kale mıntıkasını terketmeyecek durumda olduğuna göre, bu toprak yığınını güzelleştirmek, görünür, yaşanır hale getirmek için bizler yeni nesiller olarak neler yapabiliriz? Umarım, ilgililer, bu konuyu gündemlerine alırda Kale hakkında fikir yürütürler, gelecekte ne olacağını hesap ederler!
Bir kere düşünmeliyiz ki; K, Maraş’ın en mümtaz görünümünü Kalesinin dimdik ayakta oluşu sağlamaktadır. Orada Türk bayrağının dalgalanması, milletimize onur ve gurur vermektedir!
Tıpkı K. Maraş kalesinin dim dik ayakta durması gibi, niçin Afşin’in kalesinin ayakta olmaması, diri ve canlı halde bulunmaması çirkinlik değil midir? Çünkü, şehirleri meydana getiren göze görünen yerleridir. Örneğin Ankara kalesi, Afyon kalesi ve benzeri kaleler tamamen şehirlerin göze çarpan öz benlikleridir.
Bir örnek daha vermek istiyorum. Mekke yakınında bulunan Ecyad kalesinden ne haber? Tamamen oteller zincirine kurban edilmiş tarihi bir kaledir!.. Ecdat yadigarıdır.
Binaenaleyh, şimdiki Afşin Belediye başkanımız bir kültür insanıdır. İslami düşüncesi, şiir severliği, insana vermiş olduğu değer, tabii ki, Afşin’in kültürel, tarihi yapısına da aksedecektir!.. Başkanın bu birikimi camilere yansıyacak, Ashab-ı Kehf salonuna da yansıyacaktır!..
Keşke!.. Başkanın nezaretinde, onun himmetiyle Afşin’da şiir akşamları, edebiyat proğramları ihdas edilse,. bundan çok çok memnun kalacağız!.. Çünkü, kendisi de bir şiir meraklısıdır!..
Niçin düşünülmesin ki? Hayati Vasfi gecesi, Erdem Bayazıt proğramları, Karakoç kardeşlerin kültürümüze hizmetleri, Mahzuni babanın Afşin’a ait ağıtları, deyişleri göz önünde bulundurulmalıdır. ” Afşin yiğitlerle dolu, Elbistan’tan geçer yolu” gibi hissi vuruşları unutulmamalıdır.
Netice olarak;
Afşin’a gelmiş tarihi devlet insanları bilinmelidir. Gerekse Selçuklu zamanın da, gerekse Osmanlı dönemindeki ricali devlet, hatta Emevi kralı Muaviye’nin Afşin’a gelmesi, Hacı Bektaş’ı Veli’nin erbain çıkarmasının proğramı gözler önüne serilmelidir.
Selçuklu, Osmanı döeminde Afşin’a verilen beradlar milletimizin hizmetine sunulmalıdır. Dedebaba’nın tarihi serüveni üzerinde durularak milletimiz bilgi sahibi olmalıdır. Afşin’daki Dedebabanın Elbistan’daki Himmet Baba ile bir yakınlığının bulunup bulunmalıdığr araştırılmalıdır.
Hülasa, Afşin İlçesine el uzatılmalıdır. Eli kalem tutan herkesin bu güzel göreve atılarak, Afşin’a hizmetten uzak kalınmamalıdır.
Rabbimiz!.. Afşin İlçesine,milletimize görünür, görünmez belaler, musibetler vermesin!.. Selam ve dua ile…
*
Şerafettin Özdemir